Basit yargılama usulü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında düzenlenen ve belirli suçlarda uygulanan hızlı, pratik ve yazılı beyan esasına dayanan özel bir yargılama yöntemidir. Mahkeme, duruşma açmaksızın dosya üzerinden değerlendirme yaparak karar verir. Bu nedenle sanık, müşteki ya da müdafi olarak tarafların, mahkemeye yazılı beyan dilekçesi sunması sürecin en önemli adımlarından biridir.
Basit yargılama usulü beyan dilekçesi, tarafların iddialarını, savunmalarını veya taleplerini açık ve anlaşılır bir şekilde mahkemeye ilettiği belgedir. Dilekçede olayın özeti, deliller, lehe olan hükümler ve varsa ek açıklamalar yer almalıdır. Yazılı beyanda eksiklik veya hukuki hata yapılması, karar sürecini olumsuz etkileyebileceğinden dikkatle hazırlanmalıdır.
Aşağıda sunulan dilekçe örneği, basit yargılama usulünde kullanılmak üzere genel bir şablon niteliğindedir. Beyan sürecinin doğru yürütülmesi ve lehinize sonuç doğurması adına, gerekli durumlarda uzman bir hukukçudan destek alınması önerilir. Bu kapsamda Bakır Hukuk & Danışmanlık, ceza yargılamalarında müvekkillerine kapsamlı ve profesyonel hukuki destek sunmaktadır.
Basit Yargılama Usulü Beyan Dilekçesi Örneği
… ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE
DOSYA NO : …/… E.
MÜŞTEKİ :
VEKİLİ : Av.
SANIK :
MÜDAFİİ :
KONU : Basit yargılama usulüne beyanlarımızı içerir dilekçemizdir.
AÇIKLAMALAR :
1-) Mahkemenizin …/…/…. tarihli basit yargılama usulüne ilişkin ara kararı gereğince, tarafımıza tebliğ edilen dosya inceleme tutanağı ile tarafımıza verilen süre içinde sunduğumuz esasa ilişkin beyanlarımız aşağıdaki gibidir.
2-) Müvekkilimiz suç duyurusu dilekçemizde de açıkça belirtmiş olduğumuz gibi sanığın cinsel tacizine maruz kalmıştır. Sanığın müvekkilimizin aile dostu ve aynı zamanda komşuları da olması sebebiyle olay daha vahim bir durum arz etmektedir. Müvekkilimiz sanığa bir abi yakınlığı ve güveni duyarak yaklaşmış ve sanığın eylemine maruz kalmıştır.
3-) Sanık müdafii, …/…/… tarihli dilekçesinde yaşanan cinsel taciz suçunu inkar etme yoluna gitmiştir. Oysa müvekkilimizin bu durumu kendi kafasında yaratma ya da uydurma gibi bir durumu söz konusu olamaz. Olayın şoku ve korkusu içinde evine döndüğünde birlikte yaşadığı aile üyelerinin hareketlerinden şüphe duyarak üzerine gitmesi ve tabiri caizse ağzından laf almaya çalışmasıyla olay ortaya çıkmıştır.
4-) Yaşanan hadise sebebiyle müvekkilimizin psikolojisi de oldukça bozulmuş, kendi başına yalnız olarak sokağa çıkmaktan çekinir hale gelmiştir. Alınacak adli tıp kurumu raporu ile bu durum daha net olarak ortaya çıkacaktır.
5-) Yaşanan bu olay neticesinde sanık hiçbir şey olmamış gibi davranmaya ve müvekkilin evine bir şey bahane ederek ve komşu ve aile dostu olmalarına dayanarak girip çıkmaya devam etmiş ve müvekkilimiz onu her gördüğünde korku yaşayarak odasından çıkamayacak hale gelmiştir.
Sanık müdaafii esas hakkındaki savunmasında “müvekkilimizin herhangi bir kastı yoktur” şeklinde bir savunma yapmıştır. Oysa işlenen cinsel taciz suçunun sanığın iradesi ve kastı dışında işlenmesi mümkün değildir.
SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenlerle, suçun maddi ve manevi unsurları oluştuğundan, sanığın üzerine atılı bulunan suçtan cezalandırılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep ederiz. …/…/…
Müşteki Vekili